İş ilişkisinden doğan uyuşmazlıklar, kısa hak düşürücü süreleri ve dava şartı olarak arabuluculuğa başvuru zorunluluğu nedeniyle titiz bir usul takibi gerektirir. İşçi ve işveren tarafına yönelik olarak; sözleşmenin feshinin geçerliliği, alacakların hesaplanması ve delillerin toplanması aşamalarında hukuki destek sunuyoruz.
Başlıca konular
- İşe iade talepleri ve geçersiz fesih değerlendirmesi
- Kıdem, ihbar ve yıllık izin ücreti alacakları
- Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları
- İş kazası ve meslek hastalığından doğan tazminat talepleri
- Hizmet tespiti, prim ve SGK işlemleri
- İş sözleşmelerinin, ibraname ve ikale belgelerinin incelenmesi
Dava şartı olarak arabuluculuk
İşçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade taleplerine ilişkin davalarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. İşe iade taleplerinde fesih bildiriminden itibaren bir aylık süre içinde arabulucuya başvurulması gerekir; bu nedenle fesih tarihinin ve tebliğ belgesinin gecikmeden değerlendirilmesi önemlidir.
İlgili mevzuat
- 4857 sayılı İş Kanunu (m. 17–21, 32)
- 1475 sayılı İş Kanunu (m. 14 — kıdem tazminatı)
- 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu (m. 3 — arabuluculuk dava şartı)
- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (hizmet sözleşmesi hükümleri)
- 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
Sık sorulan sorular
İşe iade için hangi süreler geçerlidir?
Fesih bildiriminin tebliğinden itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurulmalıdır. Arabuluculuk sonunda anlaşma sağlanamazsa, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açılması gerekir (4857 sayılı Kanun m. 20).
İşe iade davası her işçi için açılabilir mi?
İşe iade hükümlerinden yararlanmak için, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran bir işyerinde en az altı ay kıdem ve belirsiz süreli iş sözleşmesi gibi koşullar aranır (4857 sayılı Kanun m. 18). Somut durum ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş niteliği taşımaz ve avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Mevzuat ve içtihat değişebilir; somut olayınız için bir avukata danışınız. — Meridyen Hukuk Bürosu